Bugün “dershane” dediğimiz kurumların Türkiye’deki hikâyesi oldukça eski. Bu yazıda özel dersin ve dershanelerin kısa tarihini, neden ortaya çıktıklarını ve bugün nasıl bir yapıya dönüştüklerini anlatıyoruz.
Ücret karşılığı ders almak yeni bir şey değil. Osmanlı döneminde de bazı sanat dallarında ve ilim alanlarında tanınmış hocalardan ücretle ders alındığı biliniyor. Bu gelenek, okulda alınan eğitimin yetmediği ya da daha fazlasının istendiği durumlarda hep var oldu.
Türkiye’de özel dershanelerin kökleri Cumhuriyet’in ilk yıllarına kadar uzanıyor. Ama asıl yaygınlaşmaları, üniversiteye giriş sınavının merkezi hale geldiği ve üniversite kontenjanlarının talebin çok gerisinde kaldığı dönemlere denk geliyor. Üniversite sayısı, üniversitede okumak isteyen öğrenci sayısına göre az olduğunda rekabet arttı; rekabet arttıkça da ek eğitim arayışı büyüdü.
2014’te çıkan yasal düzenlemeyle dershaneler kapatıldı ve 2015 itibarıyla faaliyetlerine son verildi. Bu kurumların bir kısmı özel okula dönüştü, bir kısmı ise MEB izniyle özel öğretim kursu olarak çalışmaya devam etti. Bugün “dershane” diye aradığımız kurumların büyük bölümü, resmi olarak özel öğretim kursu ve Milli Eğitim Bakanlığı’nın denetimi altında.
Özel öğretim kursları; süresi, ücreti, ders saatleri ve içeriği kurumdan kuruma değişen eğitim kurumları. Bir kısmı eski büyük dershane modelini sürdürüyor, bir kısmı ise küçük sınıflı butik bir yapıya geçti.
Eksenim VIP Eğitim olarak Kızılay ve Demetevler’de küçük sınıflarda TYT, AYT ve LGS hazırlığı veriyoruz. Dershane ile kurs arasındaki farkı Kızılay dershane yazımızda, kursların neden hâlâ tercih edildiğini Demetevler dershaneler yazımızda anlattık.